Gemilerde en çok kullanılan “bunker” yağı, ham petrol damıtmasından bir tortu olarak elde edilen ağır bir yakıttır. Ham petrol, motordaki reaksiyonlarından sonra, gemiye yayılan sülfür gazını içerir. Sülfür oksitlerin (SOx) insan sağlığına zararlı olduğu, solunum problemlerine ve akciğer hastalıklarına neden olduğu bilinmektedir. Atmosferde SOx, ekinleri, ormanları ve suda yaşayan canlı türlerini zedeleyebilecek ve okyanusların asitlenmesine sebep olabilecek asit yağmurlarına yol açabilir.

Gemilerde SOx emisyonlarının sınırlandırılması hava kalitesini artıracak ve çevreyi koruyacaktır.

Gemilerdeki sülfür oksit (SOx) emisyonlarını azaltmaya yönelik IMO düzenlemeleri, 2005 yılında, MARPOL Sözleşmesi olarak da bilinen, Uluslararası Gemilerden Kaynaklanan Kirliliği Önleme Sözleşmesi Ek VI uyarınca yürürlüğe girmiştir. O zamandan beri, sülfür oksitlerin üzerindeki sınırlar giderek daha da sıkılaştırıldı. 

1 Ocak 2020 tarihinden itibaren, belirlenen emisyon kontrol alanları dışındaki gemilerde kullanılan akaryakıttaki sülfürün limiti % 0,50 m / m'ye indirilecektir. Bu, gemilerden kaynaklanan sülfür oksitlerin miktarını önemli ölçüde azaltacaktır ve dünya için önemli sağlık ve çevresel faydalara sebep olacaktır, özellikle de limanlara ve kıyılara yakın yaşayan insanlar için fayda sağlayacaktır.

 Aşağıda sülfür sınırı ile ilgili sıkça sorulan soruların bazılarına cevap bulacaksınız.

Gemilerde SOx emisyonlarının sınırlandırılması insan sağlığı üzerinde çok olumlu bir etki yaratacaktır: peki bu etki nasıl gerçekleşecektir?

Basitçe söylemek gerekirse, gemilerden gelen sülfür oksit emisyonlarını sınırlamak hava kirliliğini azaltır ve daha temiz bir ortama neden olur. SOx azaltılması ayrıca, yakıt yanarken oluşan küçük zararlı partikülleri de azaltır.

 Finlandiya'da, IMO'nun Deniz Ekosistemini Koruma Komitesi'ne (MEPC) gönderilen gemilerden yayılan  SOx emisyonlarının insan sağlığı üzerindeki etkileri üzerine bir araştırma, 2020'den itibaren gemiler için uygulanacak SOx sınırını azaltma kararı olmadan, gemilerden kaynaklanan hava kirliliğinin 2020-2025 arasında dünya çapında 570.000 den daha fazla prematüre ölüme neden olacağını gösteriyordu. 

Bu nedenle, gemilerde kullanılan akar yakıtlardaki sülfür sınırının azaltılması, özellikle limanlara ve büyük nakliye yollarına yakın yaşayan nüfuslar için gözle görülebilir sağlık faydalarına sebep olacaktır.

 Gemiler neden diğer ulaşım türlerinden daha az zararlıdır?

Gemiler, çevreye zararlı maddeler yayarlar. Ama aynı zamanda dünya okyanuslarında çok büyük miktarda hayati mal taşıyorlar - ve deniz ticareti de artmaya devam ediyor. UNCTAD'a göre, 2016 yılında gemiler ilk defa 10 milyar tondan fazla ticari mal taşınımı gerçekleştirdi.

Bu yüzden gemiler, eşyaları ve malları taşımak için her zaman en sürdürülebilir yol olmuştur. Ve gemiler giderek daha fazla enerji tasarruflu hale geliyor. Enerji verimliliği konusundaki IMO düzenlemeleri, daha çevreci ve temiz nakliye taleplerini desteklemektedir. Daha fazla enerji tasarrufu olan bir gemi daha az yakıt yakar ve böylece havayı daha az kirletir 

Eskiden sadece bir kaç geminin (tümü izin verilen azami sülfür içeriğine sahip akaryakıt kullanan)havaya dünyadaki tüm otomobiller (eğer otomobiller en temiz yakıtı kullanıyorsa) kadar zararlı kirleticiler yaydığı söylenirdi. 

Bu en kötü durum senaryosu değil, ama bu gemiler tarafından taşınan kargo miktarını ve nispi verimliliği hesaba katmıyor. Taşınan yükün ve taşınan her ton kargo başına düşen emisyonun, gidilen kilometre başına dikkate alınması önemlidir. Çalışmalar, havacılık, kara yolu araçları ve hatta demir yolları gibi diğer ulaşımlara kıyasla, gemilerin en enerji tasarruflu ulaşım şekli olduğunu göstermiştir. 

Denizciliğin, dünya ticaretinin taleplerine cevap verdiğini hatırlamak da önemlidir. Dünya ticareti arttıkça, daha fazla gemi kapasitesine ihtiyaç olacaktır.

 Gemiler bu kadar çok kargoyu verimli bir şekilde nasıl taşıyabilir?

Gemiler, gezegendeki en büyük makinelerdir ve dünyanın en büyük dizel motorları kargo gemilerinde bulunabilir. Bu motorlar dört katlı bir ev kadar uzun ve üç Londra otobüsü kadar geniş olabilirler. En büyük deniz dizel motorları 100.000'den fazla beygir gücüne sahiptir (kıyaslandığında, orta ölçekli bir araba 300 beygir gücüne sahip olabilir). Ancak en büyük konteyner gemileri 20.000'den fazla konteyner taşıyabilir ve en büyük dökme yük gemileri, demir cevheri gibi 300.000 tondan fazla mal taşıyabilir. 

Bir gemiyi denizde ilerletmek için çok güçlü motorlara ihtiyaç vardır. Ve kilometre başına her bir ton kargoyu taşımak için ne kadar enerji kullanıldığını düşünmek önemlidir. Farklı ulaşım türlerinin göreceli enerji verimliliğine baktığınızda, gemiler enerji tasarrufu açısından en iyi ulaşım araçlarıdır. 

Gemiler, daha fazla enerji tasarrufu sağlayarak hava kirliliğini azaltabilir, böylece daha az yakıt yakarlar ve bu nedenle emisyonları daha düşük olur.

 SOx konusunda gemi emisyonlarındaki mevcut düzenleme nedir ve ne kadar geliştirilecek?

Büyük bir kesinti göreceğiz: % 3,50 m / m'den %0,50 m / m’ye.

Belirlenen emisyon kontrol alanlarının dışında faaliyet gösteren gemiler için, gemilerin akaryakıt içeriğindeki mevcut sülfür sınırı % 3,50 m / m'dir.

Yeni limit 1 Ocak 2020 tarihinde ve sonrasında uygulanacak ve % 0,50 m / m olacaktır. 

IMO tarafından kurulmuş olan emisyon kontrol alanlarında (ECAS) halihazırda yürürlükte olan ve daha katı bir limit olan % 0.10 m / m bulunmaktadır. Bu % 0.10 m / m limitinin geçerli olduğu dört emisyon kontrol bölgesi belirlenmiştir: Baltık Denizi bölgesi; Kuzey Denizi bölgesi; Kuzey Amerika bölgesi (Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada'da belirlenmiş kıyı bölgelerini kapsar); ve Amerika Birleşik Devletleri Karayip Denizi alanı (Porto Riko ve Amerika Birleşik Devletleri Virgin Adaları).

Akaryakıt sağlayıcıları,bu yakıtın emisyon kontrol bölgelerinde ticaret yapan gemilere % 0.10 m / m sınırını karşılayan akaryakıt (deniz damıtığı ve ultra düşük sülfürlü akaryakıt karışımları gibi) tedarik etmektedirler.

 Gemiler yeni IMO yönetmeliklerini uygulamak için ne yapmalı?

IMO MARPOL yönetmelikleri, akaryakıt içindeki sülfür içeriğini sınırlar. Bu nedenle gemi, IMO şartlarını karşılamak için sülfür açısından yeteri kadar düşük olan akaryakıtları kullanmalıdır.

Rafineriler, uygun bir yakıt elde edebilmek için sülfür içeriği yüksek yakıt (uyumlu olmayan) ile gerekli sülfür içeriğinden daha düşük bir sülfür içeriğine sahip olan yakıtı karıştırılabilir. Kayganlık gibi diğer özellikleri iyileştirmek için katkı maddeleri eklenebilir.

 Bazı gemiler, havayı kirleten madde salınımını “scrubberlar” olarak da bilinen egzoz gazı temizleme sistemlerini kurarak sınırlandırırlar. Bu, bayrak devletleri tarafından sülfür sınır gereksinimini karşılamak için alternatif bir araç olarak kabul edilir. Bu scrubberlar, sülfür oksitleri geminin motorundan ve kazandan çıkan egzoz gazlarından temizlemek için tasarlanmıştır. Bu nedenle, scrubberlar iledonatılmış bir gemi, ağır yakıtları kullanabilir, çünkü sülfür oksit emisyonları, gerekli sülfür limitine eşdeğer bir seviyeye indirilecektir. 

Gemiler, düşük sülfür içeren veya hiç sülfür içermeyen farklı yakıtları kullanabilen motorlara sahip olabilirler. Sıvılaştırılmış doğal gaz veya biyoyakıt bu yakıtlara örnektir.

 

Düşük sülfür karışımlı yakıtlar güvenli midir? Yeni düşük sülfürlü yakıtlar bir geminin motoru için sorunlara neden olabilir mi?

Bir gemide yanma amaçlı kullanılan tüm akaryakıtlar, IMO MARPOL Ek Madde 6 (yönetmelik 18.3) 'de belirtilen akaryakıt kalite standartlarını karşılamalıdır. Örneğin, akaryakıt,gemilerin güvenliğini tehlikeye sokan veya makinenin performansını olumsuz yönde etkileyen herhangi bir ilave madde veya kimyasal atığı içermemelidir.

IMO şu anda yeni yakıt karışımları ile ilgili herhangi bir potansiyel güvenlik sorununun nasıl tanımlanacağını tartışıyor çünkü bu yakıtlar uygun şekilde yönetilmediğinde uyumluluk ve stabilite sorunlarının olabileceği biliniyor. Gerekirse,mürettebat ve gemi operatörleri için ek rehberlik geliştirilebilir.

 Uluslararası Standartlar Örgütü (ISO)’nün ISO 8217 standardı, deniz dizel motorlarında ve kazanlarda kullanılan yakıtlar için gerekli kuralları belirtir.

  

Yakıtlardaki % 0,50 sülfür limiti ertelenebilir mi?

Hayır. 1 Ocak 2020 tarihinde yürürlüğe girecek uygulamada herhangi bir düzenleme yapmak veya tarihi değiştirmek için çok geç olduğu için 1 Ocak 2020 tarihinde herhangi bir değişiklik yapılamaz.

 2020 de yürürlüğe girecek olan sülfür sınırını karşılamak için yeni yakıtlara ihtiyaç olacak mı? Yoksa bu yakıtlar yeterli olacak mıdır?

Muhtemelen, gemiler için yeni akaryakıt karışımları geliştirilecektir. Örneğin, çok düşük sülfür içeriğine sahip bir gaz yağı, sülfür içeriğini azaltmak için ağır bir yakıt ile harmanlanabilir.

Başlangıçta, bu yeni karışımların, şu anda gemilerin çoğunluğu tarafından kullanılan “ağır akaryakıt” ikmalinden daha pahalıya mal olması muhtemeldir. Gemiler ayrıca farklı bir yakıta geçiş yapmayı da seçebilirler. Ya da ağır akaryakıt satın almaya devam edebilirler, ancak uygulamanın gereksinimi karşılamak için SOx çıkışını azaltacak “scrubberları” monte etmeliler.

Tabii ki, bazı gemiler halihazırda kurulmuş olan emisyon kontrol alanlarında ticaret yaparken dahakatı bir limit olan % 0.10 m / m sınırını karşılamak için düşük sülfürlü akaryakıt kullanıyorlar. Dolayısıyla, ECAS (emisyon kontrol bölgeleri) için uygun olan bu akaryakıt karışımları da 2020 yılında uygulanacak olan % 0,50 m /m sınırını karşılayacaktır. Ancak, maliyet farkı vardır ve bu karışımlar ağır yakıtlardan daha pahalıdır.

 IMO'nun "Akar yakıtın bulunabilirliğinin değerlendirilmesi" üzerine yaptığı bir çalışma, rafineri sektörünün % 0.50 m / m veya daha düşük sülfür içeriği olan ve % 0,10m / m veya daha düşük sülfür içeriği olan deniz yakıtı ihtiyacını karşılayabilecek miktarda yakıt kapasitesine sahip olduğunu göstermiştir.Sektör, aynı zamanda deniz dışı yakıt ihtiyacını da karşılayabilecek durumdadır.

 Yeni sülfür düzenlemesine uymak hayati önem taşımaktadır. Peki IMO bu konuda ne yapıyor?

Yeni sınırın izlenmesi,uyumu ve uygulanması için, Üye Devletleri ve MARPOL Ek madde 6 Bayrak devletleri (bir geminin kayıtlı olduğu devlet) ve liman devletleri, bütün hak ve sorumluluklara sahiptir.

IMO, geçiş koşullarını belirlemek ve azaltmak için Üye Devletlerin yanı sıra sanayi (denizcilik endüstrisi ve bunker tedariki ve rafineri endüstrisi dahil) ile birlikte çalışmakta ve böylece gemiler yeni gereklilikleri daha rahat karşılayabilmektedir.

Örneğin, akaryakıt temin edilemeyen durumları rapor etmek, standartlaştırılmış formatlar geliştirmek ve doğrulama ve kontrol konularını ele almak. 

Küçük gemiler 2020'deki sülfür sınırına uymak zorunda mı?

Evet, MARPOL yönetmelikleri tüm gemiler için geçerlidir. Sadece ağırlığı 400 brüt tonaj ve daha fazla olan ve diğer Tarafların yetki alanı altındaki limanlara veya deniz terminallerine sefer yapan daha büyük gemiler, gemi bayrak Devleti tarafından verilen Uluslararası Hava Kirliliği Önleme Belgesine sahip olmalıdır. Ancak,tüm boyutlardaki gemilerin 1 Ocak 2020'den itibaren % 0.50 sınırına uyan akaryakıt kullanması gerekecektir.

Bazı küçük gemiler,motorlarına uygun olan deniz damıtığı gibi, zaten bu sınırı karşılayan akaryakıtları kullanıyor olabilirler. (Önceden belirlenmiş emisyon kontrol alanlarında faaliyet gösteren küçük gemiler, emisyon kontrol alanlarındaki%0.10 sınırını karşılayan akaryakıt kullanacaklardır.)

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Facebook Yorumları



Disqus Yorumları