Deniz çöpleri okyanuslarımızda çok büyük bir sorun teşkil etmektedir. Bazı bilim insanları, 2050 yılına kadar okyanuslardaki plastiklerin balıklardan daha ağır basacağını öngörmektedir. Ancak IMO ve diğerleri, çöplerin gemilerden denizlere atılmasını düzenlemek ve araştırma çalışmalarını desteklemek de dahil olmak üzere sorunu ele almak için harekete geçiyorlar. 2018'de IMO, gemilerden denize atılan plastik atıkları engellemek için bir Eylem Planı kabul etti.

Deniz atıkları nedir?

Her şekil ve boyuttaki plastik atıklar, deniz ve okyanuslarımızın her yerinde mevcuttur. Bu plastik atıklar çok yavaş bir şekilde parçalanıyorlar ve deniz ortamında yok olmaları 400 yıldan fazla sürüyor. Deniz çöplerinin bir çok kaynağı vardır ve çevre, ekonomi, güvenlik, sağlık ve kültür sorunlarına yol açar. Denizlerdeki atıklar deniz yaşamına zarar çok ciddi zararlar verebilir. Örneğin, bu çöpler bir deniz memelisinin vücuduna karışırsa, ölümüne bile neden olabilir.

 Deniz çöpleri, Birleşmiş Milletler Çevre Komisyonu tarafından “deniz ve kıyı ortamında atılmış veya terk edilmiş herhangi bir kalıcı, üretilmiş veya işlenmiş katı malzeme” olarak tanımlanmıştır. Bu çöpler, insanlar tarafından kullanılmış ve kasıtlı olarak denize, nehirlere ya da plajlara atılmış;kanalizasyon, yağmur suyu veya rüzgar aracılığıyla denizlere taşınan; kötü hava koşullarında denizde kaybolan malzemeleri (olta takımı, kargo) veya kasten insanlar tarafından sahillere veya kıyılara bırakılan ekipmanları da içerir.

Plastik ve mikro plastikler dahil olmak üzere deniz atıklarının büyük bir kısmının kara kökenli faaliyetlerden kaynaklandığı biliniyor, ancak aynı zamanda gemilerden de kaynaklanıyor olabilir. Gemi enkazları, kıyı bölgelerinde, insan kaynaklı kirlilik bölgelerinden uzak sularda, yüzey sularında, okyanus diplerinde ve hatta kutuplardaki buzulların içinde gözlemlenmiştir.

BM Çevre Komisyonu, deniz çöpünün % 15'inin deniz yüzeyinde yüzdüğünü, % 15'inin su içinde ve % 70'inin deniz yatağında olduğunu tahmin etmektedir. 

Başka bir araştırmaya göre, toplamda 268.940 ton ağırlığında olan 5.25 milyon plastik parçacık şu anda dünya okyanuslarında yüzüyor.

Deniz atıkları hangi problemlere sebep olur?

Deniz çöplerinin neden olduğu çevresel ve sağlık sorunlarına ek olarak, denizde yüzen çöp ve plastikler, pervanelere ve dümenlere karışarak gemiyi bozabileceğinden, denizcilik sektörü için pahalı ve tehlikeli bir problem oluşturmaktadır. 

Acilen çözülmesi gereken diğer bir problem ise sadece kıyı bölgelerinde değil, aynı zamanda deniz diplerinde de oluşan büyük plastik birikimidir. 

Biriken bu çöpler, deniz yaşamı için büyük bir tehlike oluşturmaktadır; örneğin deniz canlıları, denize atılan kapların içinde sıkışabilirler, denizde kaybolan ağlar veya halatlar yüzünden boğulabilirler ve mikro plastikler yutulduğunda sindirilemez oldukları için besin zincirine de girebilirler.

Mikro plastikler

Mikro plastikler, okyanuslarda giderek artan oranda bulunan küçük plastik parçalarıdır. Özellikle güneş ışığına maruz kalan büyük plastik atıkların parçalanmasından kaynaklanabilirler.

Mikro plastikler dünya okyanuslarında, sahil şeritlerinde, yüzey sularında ve güney kutbundan kuzey kutbuna kadar uzanan deniz tabanına dağılmış olarak bulunmaktalar. Okyanusun ortalarındaki yerleşim alanlarına uzak yerlerin yanı sıra nüfus merkezlerine ve nakliye rotalarına yakın yerlerde de birike bilirler.

 Balık ve kabuklu deniz hayvanları bu mikro plastikleri istemeden vücutlarına alırlar ve perakende satış noktalarında satılan birçok balık ve kabuklu deniz ürünleri aracılığıyla biz de vücudumuza alırız. Mikro plastiklerin potansiyel olarak gıda güvenliği için nasıl bir risk oluşturduğunu belirlemek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır. 

İyi haber, birçok hükümetin yüz ve vücut peelingi gibi kozmetik ve temizlik ürünlerinde mikro plastik taneciklerin kullanımını yasaklamayı planladığını ve bir dizi kozmetik firması da 2020 yılına kadar aşamalı olarak bu maddelerin kullanımını sonlandıracaklarını açıkladı.

 Mikro plastikler, IMO'nun Sekretarya işlevlerini yerine getirdiği Birleşmiş Milletler'in bir danışma organı olan Deniz Kirliliğinin Bilimsel Yönlerini Araştırma Grubu (GESAMP) 'nun da dikkatini çekti.

GESAMP’ın mikro plastikler üzerine çalışan ekibi iki rapor yayınladı. Ocak 2017'de yayınlanan ikinci mikro plastik raporu, mikro plastiklerin kaynaklarını, kaderini ve potansiyel ekolojik etkilerini araştırmakta ve daha ileri çalışmalar için öneriler vermektedir.

IMO deniz kirliliğini önlemek için neler yaptı?

IMO, yaklaşık 30 yıl önce, gemilerdeki plastik atıkların denizde bulunan herhangi bir yere atılmasının yasaklanmasına önayak oldu. MARPOL Ek V’te açıkça izin verilen haller dışında (deniz ortamına zarar vermeyen gıda atıkları, kargo kalıntıları, temizlik maddeleri / katkı maddeleri gibi), gemilerdeki her türlü çöpün denizlere boşaltılmasını yasaklanmıştır. 

Bu çöpler, geminin normal çalışması sırasında üretilen, sürekli veya periyodik olarak atılması gereken her türlü gıda, evsel ve işletme atıkları, tüm plastikler, kargo kalıntıları, kazan külleri, pişirme yağı, olta takımı ve hayvan kalıntılarını kapsamaktadır. 

Gemilerden kaynaklanan deniz kirliliğinin önlenmesiyle ilgili yönetmelikler 1988'de uluslararası olarak yürürlüğe girmiştir. Bugün, 150'den fazla ülke MARPOL Ek V'e kaydolmuştur.

 MARPOL Ek V, tüm gemiler için geçerlidir, bunun anlamı deniz ortamında faaliyet gösteren her türden araç bu yönetmeliğe tabidir.

MARPOL Ek V, denizdeki bazı alanlarının daha yüksek derecede koruma gerektirdiğini ve MARPOL kapsamında Özel Alanlar olarak tanımlanabileceğini kabul etmektedir.

Şuanda, Ek V kapsamında belirlenmiş sekiz Özel Alan bulunmaktadır: Akdeniz, Baltık Denizi, Karadeniz, Kızıl Deniz, Körfez bölgeleri, Kuzey Denizi,  Meksika Körfezi ve Karayipler dahil olmak üzere Karayipler bölgesi ve Antarktika bölgesi. 

Yönetmelik, Karadeniz ve Kızıl Deniz hariç bütün bu bölgelerde yürürlüğe girmiştir. (Bu iki bölgeden uygun kabul tesislerine dair yeterli geri bildirim alınamamıştır.)

Ek V tarafından kapsanan farklı atık türlerini burada görebilirsiniz. Plastikler, evsel atıklar, yemeklik yağlar, kazan külleri, işletme atıkları ve av araçlarında tam bir yasak vardır. Gıda atıkları gibi diğer çöp türleri için, ne zaman ve nerede boşaltılabileceği konusunda özel kurallar vardır.

Beyannameler, atık yönetim planları ve atık kaydı tutma

12 metre veya daha uzun gemiler ile sabit veya yüzer platformların, mürettebatı ve yolcuları atık boşaltım koşullarına dair bilgilendiren afişleri asması şarttır.

Gemiler (100 brüt tonaj ve üstü ya da 15 veya daha fazla kişi taşıyan) ve sabit veya yüzer platformlar, mürettebatın takip etmesi gereken bir atık yönetim planı taşımalıdırlar.

Daha büyük gemiler (400 brüt tonaj ve üstü ya da 15 veya daha fazla kişiyi taşıyanlar), denize veya kabul tesislerine yapılan her türlü atık boşaltımının veya çöp imha etme işlemlerinin kaydı için bir “atık kayıt defteri” bulundurmak zorundadırlar. 

Liman kabul tesisleri

Gemilerin, MARPOL atık boşaltım kurallarına uymaları, özellikle özel alanlarda, yeterli liman kabul tesislerinin bulunmasına bağlıdır. Bu nedenle, Ek V ayrıca, Hükümetlere, gemileri gereksiz yere geciktirmeden ve bunları kullanan gemilerin ihtiyaçlarına göre, atık alımı için liman ve terminallerde yeterli kabul tesislerinin sağlanmasını zorunlu kılmaktadır.

Deniz Kirliliği için küresel işbirliği

IMO, BM Çevre Komisyonu tarafından yönetilen Deniz Kirliliği için Küresel İşbirliği’nin (GPML) ortaklarından birisidir ve gemi temelli deniz kirliliğini IMO ile Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) birlikte yürütmektedir. 

Bu ortaklık kapsamında, MARPOL Ek V ve liman kabul tesisleri hakkında bir eğitim paketi geliştirilmesi ve Londra Sözleşmesi ve Protokolü kapsamındaki atık akışlarındaki plastiklerin gözden geçirilmesi de dahil olmak üzere çeşitli faaliyetler gerçekleştirilmiştir. 

IMO, deniz atıkları ile ilgili Kitlesel Çevrim içi Açık Dersler (MOOC) geliştirilmesine katkıda bulundu. MOOC, liderliği teşvik etmek için oluşturulmuştur ve deniz atıklarıyla ilgili olarak eyleme dönüştürülebilir ve öğrenmeye yönelik fırsatlar sunmaktadır. 

Atıkların denize boşaltılması

Atıkların denize boşaltılması, 1972 tarihli ve genellikle Londra Sözleşmesi  ve 1996 Protokolü olarak billinen Atık ve Diğer Maddelerin Boşaltılması ile oluşan Deniz Kirliliğinin Önlenmesi Sözleşmesi ile düzenlenmiştir. 1996 Protokolü gereğince, izinli listesinde bulunanlar hariç olmak üzere, gemilerdeki veya uçaklardaki atıkların denize dökülmesine izin verilmez, özel izin diğer seçenekler ortadan kalktığında ve potansiyel etkilerin dikkatli bir şekilde değerlendirilmesinden sonra verilir.

Muhtemel izin verilen atıkların listesi; deniz tabanından ayrılan kalıntıları, kanalizasyon atıkları, balıkçılık atıkları, inert inorganik jeolojik malzemeler, doğal kaynaklı organik maddeler ve karbon yakalama ve depolama projelerinden elde edilen karbondioksit akışlarını içerir. Bir izin verilmeden önce bu türden herhangi bir atık iyice değerlendirilmelidir. 

IMO, Londra Sözleşmesi ve Protokolü için Sekretarya işlevlerini yerine getirir. 

Sözleşme Tarafları, atıkların denize boşaltılmasının, deniz kirliliğine ve özellikle plastiklerin denizdeki mevcudiyetine nasıl katkıda bulunabileceğine ilişkin olarak bilgi durumunu gözden geçirmişlerdir. Deniz tabanından ayrılan materyallerin ve kanalizasyon atıklarının, deniz kirliliğine en çok katkıda bulunan atıklar olduğu düşünülmektedir.

 2016 yılında, Sözleşme Tarafları, okyanusa önemli miktarda atık girdiğini ve bu atıkların deniz eko sistemine yönelttiği şiddetli ve uzun süreli tehdidi kabul ettiler ve deniz kirliliğiyle mücadeleye teşvik etmek için bir öneride bulundular. Taraflar ayrıca deniz ortamında terk edilmiş fiberglas gemiler sorununa dikkat çekmiş ve konuyu daha fazla araştırmayı kabul etmişlerdir. 

Geri Dönüştürülebilir Gemiler

Bir geminin ömrü sona erdiğinde, geminin hemen her parçası geri dönüştürülebilir -çelik, makine, ekipman, bağlantı parçaları ve mobilya. Neredeyse hiçbir şey israf olmaz ve malzeme ve ekipman neredeyse tamamen yeniden kullanılır ve geri dönüştürülür. Dahası, gemi geri dönüşümü, hem sanayinin kendisinde hem de yan sanayi pazarlarında, özellikle de dünyanın gemi geri dönüşümünün bugün yapıldığı beş ülkede, Bangladeş, Çin, Hindistan, Pakistan ve Türkiye başta olmak üzere, binlerce işçi için doğrudan veya ikincil istihdam sağlamaktadır. 

IMO, geri dönüşüm düzenlemelerini sadece gemiler için değil, aynı zamanda kara temelli geri dönüşüm tesisleri için de uygulamış, tek ve kapsamlı bir araç haline getirmiştir. Hong Kong Sözleşmesi olarak adlandırılan Gemilerin Güvenli ve Çevreye Duyarlı Geri Dönüşümü Uluslararası Sözleşmesi 2009 yılında kabul edildi. 

Sözleşme, gemi geri dönüşümü ile ilgili tüm çevresel ve güvenlikle ilgili hususları ele almak amacıyla, geminin tasarım aşamasından başlayarak gemi ömrünün sonuna kadar ve aynı zamanda ilgili atıkların güvenli ve çevreye duyarlı bir şekilde imha edilmesinin yönetimi de dahil olmak üzere, “beşikten mezara kadar” ilkesini uygulamıştır.

 Hong Kong Sözleşmesi yürürlüğe girdiğinde, evrensel olarak uygulanabilecek kapsayıcı ve etkili standartlar sağlayacaktır. İlgili tüm taraflara sorumluluklar ve yükümlülükler yükler - gemi sahipleri, tersaneler, gemi geri dönüşüm tesisleri,bayrak devletleri, liman devletleri, geri dönüşüm devletleri, vb. Ilk defa gemi geri dönüşüm konularına değinilen bu anlaşmada, gemilerin, operasyonel ömürlerinin sonuna ulaştıktan sonra geri dönüştürüldüklerinde, insan sağlığına, güvenliğe ve çevreye herhangi bir olumsuz etki oluşturmamasını amaçlanmıştır.

 IMO şu anda Sözleşme konusunda uluslararası düzeyde farkındalık yaratmakta ve özellikle de Hong Kong Sözleşmesi'ni imzalayabilmeleri için koşulları saptamak ve kapasiteyi arttırmak için geri dönüşüm ülkeleriyle birlikte çalışmaktadır.

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Facebook Yorumları



Disqus Yorumları