Kakalak tabiri günümüzde 3000 grt altı gemilere verilen genel ad olarak tabir edilse de aslında bildiğimizden daha farklı bir geçmişe sahiptir.

Öncelikle kakalak dediğimiz canlıyı tanıtayım size. Kakalak böceği bildiğimiz hamam böceğidir, yerel bölgelerde Kara Fatma, kalorifer böceği, hamam böceği gibi farklı isimler alsa da bahsettiğimiz canlı aynıdır ve bu canlının en değişik özelliklerinden birisi de geri geri yürüyememesidir.

Şimdi diyeceksiniz bunun gemilerle alakası nedir? Hemen konumuza dönelim. eski gemilerde şimdiki gibi farelerden böceklerden arındırılmışlık işi ciddiye alınan hatta sertifikalandıran bir konu değildi, Malum eskiden gemiler ahşaptan imal edilen, nemli, rutubetli ve günümüze oranla çok daha kirliydi, bu da kakalaklar için adet yaşam merkezi olmalarına sebep oluyordu. Eski gemilerde bu kadar çok kakalak olunca istenmeyen durumların ortaya çıkması kaçınılmaz oldu ve denizciler uyurken etraflarında dolaşan kakalaklar kulaklara girmeye başladı, sonuçta dar ve nemli bir ortam , içi çok da temiz sayılmaz.  

Peki kulağa giren kakalak geri çıkmak istediğinde dönebileceği kadar geniş alanı bulamayınca ne oldu, asıl kıyamet şimdi koptu ve geri gidemeyen böcekler iyice içeri girmeye çalıştı ve bu esnada karşılaştığı engelleri yiyerek kaldırmaya çalıştılar, bu da denizcilerde  dayanılmaz acı ve kalıcı hasarlara neden        oldu. denizciler ise buna çözüm olarak basit ama etkili bir yöntem buldular, uyuyacakları zaman kulaklarına pamuk tıkadılar. Böylelikle bu önlem ve hikâye gemicilerden gemicilere yayılarak günümüze kadar geldi.

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Facebook Yorumları



Disqus Yorumları